Mar 17

        KEMENÇEFarsça kökenli bir kelime olan “kemençe” aynı dildeki “keman(=yay,kavis)” kelimesi ile “-çe(=küçültme eki)” ekinin bir araya gelmesinden oluÅŸur ve “yayla çalınan küçük saz” anlamını taşır.Orta Asya’da ÅŸekil olarak bugünkü kemençeye tam benzemeyen, fakat onun atası sayılabilecek birçok saz görülür. Orta ve Uzak Asya Müslüman ve MoÄŸol saz takımlarındaki yaylı sazlar incelendiÄŸinde farklı isimlere de rastlanmakla birlikte (örneÄŸin Kırgızistan ve Özbekistanda Kıyak) çoÄŸunlukla “Kemençe veya Kemançe” adının verildiÄŸine ve “Iklığ – Iklık” adıyla beraber kullanıldığına rastlıyoruz. Benzer ÅŸekilde Fransa’da “Pochette (poÅŸet) ” İngiltere’de ise “Kit” olarak adlandırılan ve kemençe ile benzerliklere sahip yaylı çalgı türü olduÄŸu bilinmektedir. Kemençenin -çe ekindeki küçültme anlamı pochette kelimesinde de vardır. Çünkü Fransızca da bu kelimenin cep, kese yada cepte taşının ÅŸey gibi anlamları vardır

Kemençe kelimesi bugün Türkiye dışında İran, Ermenistan, Yunanistan, Gürcistan, Azerbaycan gibi pek çok ülkede kullanılmaktadır. Günümüz Türkiye’sinde biri klasik türk müziÄŸinin Armudi kemençesi, diÄŸeri ise DoÄŸu Karadeniz halk müziÄŸinin Karadeniz kemençesi olmak üzere iki tür kemençe kullanılmaktadır. Ayrıca kabak kemani de bazen kemençe olarak isimlendirilmektedir. Armudi kemençe ve kemaninin benzerlerine rastlanmakla birlikte (Macarlar benzer türde çalgıya HEGEDÜ, Yunanlılar LİRA, Bulgarlar GADULGA, Araplar REBAP adını vermiÅŸlerdir) Karadeniz kemençesinin ÅŸekil ve çalınış tarzı bakımından benzeri bulunmamaktadır. 18. yy. sonlarına kadar Türk müziÄŸinin tek yaylı sazı olan Kemençe’nin yerini, Batının önce Viola d’amore’si (sinekemanı adıyla), sonra da Violino’su (keman) aldı. Ama Karadeniz kemençesi horonlar sayesinde, armudi kemençe ise 19. yy. ortalarına doÄŸru girdiÄŸi fasıl topluluÄŸu içinde günümüze kadar gelebildi.

Bu sitenin konusu olan Karadeniz kemençesi Doğu Karadeniz Bölgesi dışında Yunanistan ve diğer ülkelere göç etmiş olan Karadeniz kökenli mübadil Rumlar tarafından da halen yaşatılmaktadır. Ayrıca Trabzon ve çevresinden göç eden Ermenilerinde bu sazı kullandıkları bilinmektedir.

Türk müziğinin bu en küçük yaylı sazı, boy-bosundan umulmayacak güçte bir ses yüksekliğine ve tınısına sahiptir .

KEMENÇEYİ TANIYALIM

Kemençenin parçalarını ve kemençe üzerindeki yerlerini sağdaki flash nesnesi üzerinde fareyi gezindirerek görebilirsiniz. Şimdi bu parçaları biraz daha yakından tanıyalım:

SAP : Elin kemençeyi kavradığı kısımdır. Aşağıdan yukarı doğru incelerek gelir. Bunda amaç sapın avuç içine tamamen oturmasıdır. Bazen ayakta çalınması zorunluluk olan bu sazın yorulmadan çalınabilmesi için sapın şekli ve ölçüleri çok önemlidir. Rumlarca goula olarakadlandırılır.

BAŞ : Kemençenin saptan sonra gelen en üst kısmıdır. Üzerinde akort burgularını yani kulakları taşır. Tellerin takılabilmesi ve saklanması amacıyla arka taraftan içi boşaltılmış olan bu parça çalma sırasında sapı tutan ele mesnet olacak şekilde tasarlanmıştır. Kemençenin bu kısmına Rumlar tepe veya kifal demektedir.

KULAKLAR : Genellikle üç adettir. Teller kulakların çubuğuna sarılarak akort yapılır. Akordun rahat yapılabilmesi için kulakların burgu kısmı hafif oval yapılır. Burgunun altındaki çubuk kısmının ucu tellerin kolayca bağlanabilmesi için yarıktır. Teller kulaklara gelmeden önce baş ile sapın birleştiği yerdeki (üs eşiğin üstü) deliklerden geçer. Karadeniz kemençesinde en üst kulağın boyu baş kısmın şekli nedeniyle diğer ikisinden biraz uzundur. Rum kemençesinde ise boyları aynıdır ve otia olarak isimlendirilir.

GÖVDE : Adından da anlaşılacağı gibi kemençenin ana bölümüdür. İçinin oyulmuÅŸ olması nedeniyle tekne olarak ta adlandırılır. AÅŸağıdan yukarıya doÄŸru hafif daralır. Rumca adı Soma’dır.

ALT EŞİK : Tellerin kemençenin dip tarafında sabitlendiÄŸi kısımdır. Orta eÅŸik gibi seyyardır. Dip tarafına geçirilen metal bir baÄŸ ile gövdenin dip kısmındaki çıkıntıya monte edilir. Rumca’da Palikar olarak bilinir.

ORTA EŞİK : Gergin telleri kapak üzerinde belirli mesafede tutan alt ve üst eşikler arasındaki bu seyyar mesnet halk arasında köprü (Rumca Gaidaron) olarak ta bilinir. Yerleştirilirken ses delikleri ortalanır. Tellerin üzerine oturduğu kısmı yani üst yüzeyi hafif kamburdur.

ÜSTEŞİK :Gövdenin üst kısmında tellerin kulaklara geçtiği yerde kapağa değmelerini engelleyecek şekilde yerleştirilen sabit destektir. Hal arasında yastık olarak ta bilinir.

DİREK : Can direği olarakta adlandırılır. İki ses deliği arasında kapağa destek olacak şekilde yerleştirilir. Üst ucu orta eşiğin bir ayağının tam altına denk getirilir. Görevi titreşimi arttırark sesi gürleştirmek ve kapağın içeri göçmesini engellemektir. Rumcası Stoular dır.

YAY : Rumların Doksar dediği ve kemençenin boyundan biraz kısa bir çubuğa at kıllarının bağlamnası ile elde edilen bu parça reçinelenmiş at kılı demetinin tellere sürtülmesi ile ses çıkarır. Kıllar Keman yayınki kadar gergin değil hafif sarkıktır.

KAPAK : Gövdenin oyulmuÅŸ olan üst yüzeyini tamamen kaplayacak ÅŸekilde hafif dışa bombeli diÄŸer sazların göğüs olarak adlandırılan kısmıdır. Rumca’da da kapak denmektedir ancak Rum kemençesinin kapağı bombeli deÄŸil düzdür.

SES DELİKLERİ : Kapağın üzerindeki dikine iki yarıktır. Bu yarıklar sesin dışarı çıkmasına yardımcı olurlar. Rum kemençesinde genellikle bu yarıkların alt ve üst kısmında ikişer ve gövdenin iki yanında iki olmak üzere altı delik daha bulunur ve Rothounia olarak adlandırılır .

KLAVYE : Sap üzerinden baÅŸlayan ve aÅŸağıya doÄŸru geniÅŸleyen uç tarafı bazen yuvarlak ama genellikle sivri olan ve parmakların notaları bulmak için üzerinde gezindiÄŸi parçadır. Åžekli nedeniyle kravat olarak ta adlandırılan bu parçanın Rumca ismi spaler’dir.

Kemençe hem oturarak hem de ayakta çalınabilen bir yaylı sazdır.
Horon ve şenliklerde kemençe çoğunlukla ayakta çalınır ve çalarken kemençenin baş kısmı sol elin üst kısmına asılır. Bu çalış stilinde kemençeyi taşırken avuç içinin alt kısmından başka herhangi bir destek bulunmaz. Kemençenin sapı avuç içine tamamen oturmalıdır. Aksi taktirde uzun süreli çalmalarda el yorulur.
Oturarak çalmada ise el dışında dizler de destek almada kullanılır. Daha az yorucu bir çalış stili olmasına rağmen, horon ve şenliklerde bu şekilde çalınmaz. Bunun sebebi horonu coşturanın bizzat kemençeyi çalanın olmasıdır. Kemençeci horon halkası içinde oyuncularla birlikte döner. Öte yanda çalınan ritim de kemençecinin oturmasına engeldir ve oturuyor olsa bile kendini kalkmak zorunda hisseder. Bu Doğu Karadeniz ritminin doğasında vardır.
Klasik Karadeniz kemençesinde üç tel bulunur. Doğru akort edilmiş bir kemençede teller arasında dört ses bulunur ve ince telden kalın tele doğru genellikle RE,LA,Mİ sesleri alınmaya çalışılır.
Kemençenin en ince teli tiz sesi nedeniyle ZİL teli olarak adlandırılır. Yine çalış tarzındaki özelliğinden dolayı orta tel SAĞIR tel olarak adlandırılmaktadır. Diğer tel ise BAM teli olarak anılmaktadır.
Yay ise tutuş ve vuruş bakımından diğer yaylı sazlara göre farklılık gösterir. Yayın sapı sağ elin baş, işaret ve orta parmakları arasına yerleştirilir. Yayın tellerinin bulunduğu kısım ise yüzük parmağı ve küçük parmak arasına yerleştirilir ve çok gergin tutulmaz. Yayın gidiş ve gelişinde el bilekten cansızmışçasına serbest hareketler yapar.

Çalma sırasında yayın tamamı bir ve ikilik notalarda kullanılır. Horon ezgilerinde birinci üst çeyrek yay kısmı (ÜÇY1) daha fazla kullanılır. Diğer ezgilerde ise yayın orta kısmındaki iki çeyrek bölüm (ÜÇY2 ve AÇY1) kullanılır.  

 

ilgili:

Oca 16

 

Kas 29

Rize’de bir kiÅŸi tüpten zehirlenerek ölürken bir kiÅŸinin bahçesinde yapılan aramada 109 kök hint keneviri ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre Rize’nin İkizdere İlçesine baÄŸlı BaÅŸköy’de meydana gelen olayda; S.A isimli genç kendi evlerinde banyo bulunmadığı için duÅŸ almak üzere yengesinin babası S.Ö’nün evine gitti. DuÅŸa giren S.A uzun süre çıkmayınca yakınları durumdan şüphelenerek banyoya girdi. S.A’nın gazdan zehirlenerek öldüğü anlaşıldı.

Öte yandan Rize Merkez’e baÄŸlı Ali PaÅŸa Köyü’nde H.Y isimli ÅŸahsın bahçesinde yapılan aramada 109 kök hint keneviri ele geçirildi. İzinsiz olarak uyuÅŸturucu madde ekimi yapan H.Y hakkında yasal iÅŸlem baÅŸlatıldı.

Kas 17

Akciğer kanserini % 90 Önleme Özelliği İLE BİRLİKTE alerjik astım ve nefes darlığı tedavisinde oldukça etkili kısırlık tedavisinde Çok faydası olduğu ,erkeklerde iktidarsızlık sorununun Çözümüne de büyük katkısı bulunan KEÇİBOYNUZUNU Özellikle sigara içenlerin düzenli ve sürekli tüketmelere GEREKİR.

Keçiboynuzu (Harnup) Latince ADI: Ceratonia siliqua Almanca: Johannisbrot İngilizce: Carob, St.Johnsbred Anadoluda bazı yörelerde harnup olacakta bilinir.

Yeryüzünün en eski bitkilerinden olup anavatanı olarak Güney Anadolu, Suriye, Kıbrıs,Yunanistan, İspanya, Fas, Tunus, Cezayir, İsrail ve Libya olup memleketimizde,

Antalya Mersin, Silifke, Datça dolaylarında yaklaşık 1500 km2 lik sahil Şeridinde doğal olarak yetişmektedir.Keçiboynuzu, yetişmeye başladığı ilk 15 yıl meyve vermeyen

bir bitkidir. Meyveleri ilk başlarda yeşil olup, olgunlaştıkça kahverengileşen ve tam olgunlaşınca parlak kahverengi renk alır. Keçiboynuzunun en büyük Özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır.

Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.Bu etkin madde aynı zamanda bazI alerjik astım rahatsızlıklarında Öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir.

Ayrıca alerjinin neden olduÄŸu nefes darlığı problemlerinde büyük bir baÅŸarıyla uygulanabilir. Alerjik nefes darlığı Çeken Bir Çok insan VAR.Bu insanlar yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden baÅŸka Çare bulamayanlardır.Öksürük krizlerinin nedenli Åžiddetli olduÄŸunu anlatıyorlardı.Keçiboynuzunu ÖnerdiÄŸim bu insanların ÇoÄŸu daha hemen ertesi gün rahatlamaya baÅŸladıklarını anlatıyorlardı.Ö’ çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) reçetesini uygularken dikkat edeceÄŸiniz en Önemli nokta, günde bir defa VE sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir.ÖĞle veya akÅŸam uygulanmaması gerekir.

Guatr rahatsızlığından dolayI nefes darlığı Çekenlerde bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmiÅŸlerdir. Harnupça bulunan bazI etkin maddeler aÅŸağıdaki tabloda belirtilmiÅŸtir. Tablo: Keçiboynuzunda bulunan bazI etkin maddeler Alpça-aminopimelic acid concanavalin Beta-D- glucolgallin Myo-inositol Beta-D-…galloylglucose Pentosane Capronic acid Primverose Catechin-tannin Tannin Ceratose Tocopherol Chiro-inositol Xylose Keçiboynuzunun içerdiÄŸi gallik asit insan SAÄžLIÄžI üzerinde Öylesine Çok yönlü Özellikleri olan bir maddedir ki,bu Özelliklerinden bazıları aÅŸağıdaki tabloda belirtilmiÅŸtir.

Tablo: Gallic asitin etkin Ö¶zellikleri Analgesic – AÄžrI kesici

Antiallergenic – Alerjiye karşı Antiasthmatic – AstIma karşı

Antibacterial – Bakteri yok edici Antibronchitic – BronÅžite karşı

Anticancer – Kansere karşı

Antihepatotoxic – KaraciÄŸeri toksinden arındırıcı

Antioksidant – Serbest radikalleri yok edici

Immunostimulant – BAÄžIÅžIKLIK sistemini gÖÇlendirici Antiviral – Mikroplara karşı Antiseptic – antiseptik

cancer-preventive – kansere karşı koruyucu

antinitrosaminic – nitrozamin yok edici

bronchodilator – bronÅžgeniÅžletici

antipolio – Çocuk felcine karşı Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi gallik asit Çok yönlü bir maddedir. Bu maddenin belirtilen bu Özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir. AkciÄŸer Ödemine karşı keÇiboynuzunun desteÄŸi bulunmaz bir imkan.Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü Çok fazladır.Sigara içenler keçiboynuzu kürüne baÅŸladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam Çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir.

Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rÖyasI akciğer kanserini %90 oranında Önleme üçüne sahiptir.Özellikle sigara içen insanlarda akciğer kanserine yakalanma riskinin ne kadar yÖksek olduğu,bu konuyla ilgili hemen her klinik deneyde ortaya konmaktadır.

Keçiboynuzunun bu koruyucu Özelliği tabiat ananın insanlara olan bir lütfüdür.Bir insanın kendi kendine (SAĞLIĞI açısından) verebileceği en büyük zarar; sigara içmesidir.

Eğer sigara içiyorsanız, keçiboynuzunun uygulama 2 de belirtilen kürünü yapmakta büyük faydalar vardır.UnutmayInIzki, sigara içmek sadece akciğer kanserine

yakalanma riskini artırmıyor, genel olarak insan SAĞLIĞINI olumsuz etkileyen zararlı bir alışkanlıktır.

Keçiboynuzu akciğer kanserini Önleyen mükemmel bir meyvedir.Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü Çok zayıftır. Buradada belirtmekte tekrar fayda VAR Kİ; bir bitkinin hastalığı Önleyici Özelliği ile hastalığı tedavi etme Özellikleri birbirlerinden farklı Şeylerdir. İşte keçiboynuzunun akciğer kanserini tedavi etmekteki gücünü artırıcı farklı etkin maddeler içeren ikinci bir bitkiye ihtiyaç vardır.

Bu ikinci takviye bitki kırmızı turptur. Keçiboynuzu aynı zamanda sperm sayısını artıran ÖzelliĞede sahiptir.aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayI Çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında Çok büyük fayda vardır.KIsaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel Çözümdür.Sperm sayısının normal değeri 40 milyon dur. Sperm sayıları bu değerin altında olduğu için Çocuk sahibi olamayan erkekler için biçilmiş kaftan.

Keçiboynuzu kürünü kullananlar sperm sayılarının nasıl artIŞ gösterdiğini Hayretle göreceklerdir. İktidarsızlığa karşı adeta mucize Çözüm keçiboynuzudur.

iktidarsızlık Çeken erkeklerin hiç Çekinmeden kullanabilecekleri keçiboynuzu kürü, iktidarsızlığa karşı mükemmel bir Çözümdür.Herhangi bir yan tesir olmayan bu uygulama iktidarsızlık Şikayetleri olan erkekler için mükemmel bir yardımcıdır.

İktidarsızlığa karşı eczanelerde satılan, 2000 yılının bu konudaki en büyük buluşlarından biri sayılan viagra (sildenafil citrate) ile mukayese kabul edilemeyecek Özellikleri vardır.

Viagra’nIn bir Çok yan tesiri vardır.Özellikle kalp rahatsızlığı olanların kullanmaması

gereken bir ilaçtır. Keçiboynuzu kürünün viagra’dan üstün tarafları: 1· Keçiboynuzunun herhangi bir yan tesiri yoktur. 2· Hem besleyici hem de besin deÄŸeri olan keçiboynuzudur 3· astım, alerjik astım, alerjik nefes darlığı, akciÄŸer

kanserini Önleyici, 4· AkciÄŸer Ödemini yok edici ve sperm sayısını artırıcı ve balgam söktürücü olarak olumlu Özellikleri vardır. Viagra’da bu Özellikler yoktur. Keçiboynuzu kürü erkeklerin iktidarsızlığına karşı bir gecelik Çözümler yerine, tedavi edici ve de kalıcı Çözüm getirmektedir.

Keçiboynuzu kürü uygulanmaya başladıktan 4-5 gön sonra etkisini göstermeye ve cinsel hayatI dengelemeye başlar.EĞer uzun zamandan beri iktidarsızlık Çekiliyor ise

bir haftadan itibaren etkisini göstermeye başlar. Keçiboynuzunda kolesterol bulunmaması ayrı bir avantajdır.

Kaffein ve theobromine içermediği içinde tansiyon problemi olanların rahatlıkla uygulayabilecekleri bir kürdür.

Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir.Bu nedenle osteoporoz rahatsızlığı olanlara

kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasında Çok iyi bir destekleyicidir. Tekrar hatırlatmakta fayda VAR Kİ; bitkisel kür uygulamalarını sizeÖnerildiĞi Şekilde uygulayınız.

daha Çabuk sonuç alırım diye kesinlikle abartarak kullanmayınız.

Kitapta belirtilen tÖm uygulamaları size Önerildiği Şekilde hazırlayınız

ve uygulayınız.

Uygulama sürelerine ve miktarlarına kesin olarak uyunuz.

Tabiat ana bir denge, nizam ve kural üzerine kuruludur vede belirli kurallara göre Çalışmaktadır. İnsanda, tabiat ananın bir

parçası olduğuna göre, insan vucududa aynı Şekilde belirli dengeler

Çerçevesinde Çalışmaktadır.

Allah yüce kitabında: “Ben bu alemi süs olsun diye yaratmadım,

onu bir nizam, düzen, kural ve denge Özerine yarattım” buyurmaktadır.

İşte, günümüzde bilim adamları ekolojik dengeden, Biyolojik dengeden ve de daha bir Çok dengelerden bahsetmekteler ve bu

dengelerin bozulması durumunda dünyamızı nedenli büyük felaketlerin

beklediğini vurgulamaktadırlar.

Örneğin, demir. Demir, insan vücudu için hayati Önem taşıyan bir maddedir.

Demirin eksikliğide, fazlalığıda insan vücudu için zararlıdır.

Bazı insanlar vitaminlerin Çok faydalı olduklarına inandıklarından dolayI vitamin haplarını fazla fazla kullanırlar.

Çünkü, fazlasının insan vücuduna zarar vermediğini zannederler.

Unutmayınız ki, vitaminlerin eksikliği sağlığımız açısından hayati

Önem taşırlarken, fazlasıda vücudumuza zarar verirler.

aynı Şekilde size Önerilen bitkilerime belirtildikleri Şekilde kullanmak gerekir.

Fazla kullanarak daha Çabuk sağlığıma kavuşurum diye düşünmek yanlıştır

Eki 29

Karadeniz’in en zengin ekolojik bölgelerinden biri olan 500 yıllık orman florasının bulunduÄŸu Senoz Vadisi’nde yapımı planlanan 3 hidroelektrik santral ve bir aktarma istasyonu için yaklaşık 70 bin aÄŸaç kesildi.Rize’nin Çayeli ilçesi Çataldere köyünden geçen Uzundere ve Ligovi dereleri üzerine yapımı planlanan projenin Çevresel Etki DeÄŸerlendirme (ÇED) raporu alınmadan baÅŸlatılması çevrecileri ayaklandırdı.

Trabzon ve Ankara’da idare mahkemelerine 4 ayrı dava açan çevreciler, normalde hidroelektrik santrallarına karşı olmadıklarını ancak bir su yatağı üzerine 3 santral birden yapılmasının yatakları kurutacağını ve ekosistemi bozacağını ileri sürdü.

Elektrik Mühendisleri Odası BaÅŸkanı Kemal Ulusaler ise bölgede buna benzer 40 proje bulunduÄŸunu belirterek, “Bu projelerden üretilen enerji ancak Çayeli ilçesine yeterli olabilir. Karadeniz gibi turizm potansiyeli olan bir bölgede baraj tipi santrallar yapılmalı, nehir tipi santrallar yapılmalıdır. Santralların yapılmasında ise kesinlikle doÄŸaya zarar verilmemelidir” diye konuÅŸtu.